<Güldoş'un Pratik Bilgileri>



guldosunpratikbilgileri

Soğuk ve Kış

29/1/2007 (Kategori: Kanada gunlugum) Küresel ısınma derken, Kanada'ya da nihayet kış geldi.Gerçekten çok soğuk hava -21 derece fakat hissedilen -26 derece hava burda -5 olunca bahar gelmiş gibi hissediyoruz.Biraz anlatayım size, kar burada hiç kalkmıyor bembeyaz kalıyor fakan kartopu oynayamıyosrunuz..Çünkü kar yağdığı şekilde donuyor yollar hiç kapanmıyor biz hiç görmüyoruz ama sanırım geceleri sabaha kadar kar küreme araçları çalışıyor, her apartmandada ayrıca traktöre benzer kar temizleyen araçlar var..Suni süs havuzları donuyor ve donduruluyor hemen hemen her caddede bir buz pisti var.Ve burada yaşayanlar genellikle kaymayı biliyorlar..Pistler bedava ve kayak takımlarıda oldukça ucuz burada..Size sokak fotoğrafları mutlaka çekeceğim.Burada yazın alabildiğine yeşil kışın ise bembeyaz olan bir park var High Park ördeklerin parkı düz yollarda bile kayak yapıyor insanlar..Burası çok sakin bir ülke insanların yapacak şeyleri aslında kısıtlı yazın denize giremiyorlar genellikle Amerikaya gidiyorlar yakın ve hemen hemen her yerde havuzlar var ve girişi sadece 2 canada doları.Kışın ise kayak zamanı pistler bedava..Ne güzel keşke heryer böyle olsa çocuklar girmesin diye süs havuzlarına boya dökmeseler onlara bedava bir havuz yapsalar tabii temizliğinide bağışlarla sağlasalar..Vakıflar bile oldukça pahalı idi İstanbulda yüzmek için oysa ne kadar sağlıklı gelişmekte olan çocuklar için yüzmek..Umarım geçde olsa Türkiyede de böyle şeyler yapılır..

Bu arada bana çok ilgnç gelen bir reklam resmide aşağıda..Çok ilginç lastikde devamlı dönüyor ve bir binanın 5.katında bu reklam..

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Küresel Isınma-10

8/1/2007 (Kategori: Kuresel isinma)

Sera Etkisi ve Küresel Isınma    
Dünya atmosferi çeşitli gazlardan oluşur. Ayrıca küçük miktarlarda bazı asal gazlar bulunmaktadır. Güneşten gelen ışınlar (ısı ışınları/kısa dalgalı ışınlar), atmosferi geçerek yeryüzünü ısıtır. Atmosferdeki gazlar yeryüzündeki ısının bir kısmını tutar ve yeryüzünün ısı kaybına engel olurlar. (CO2, havada en çok ısı tutma özelliği olan gazdır.)

Atmosferin, ışığı geçirme ve ısıyı tutma özelliği vardır. Atmosferin ısıyı tutma yeteneği sayesinde suların sıcaklığı dengede kalır. Böylece nehirlerin ve okyanusların donması engellenmiş olur. Bu şekilde oluşan, atmosferin ısıtma ve yalıtma etkisine sera etkisi denir. Dünya atmosferi cam seralara benzer bir özellik gösterir.

Son yıllarda atmosferdeki CO2 miktarı hava kirlenmesine bağlı olarak hızla artmaktadır. Metan, ozon ve kloroflorokarbon (CFC) gibi sera gazları çeşitli insan aktiviteleri ile atmosfere katılmaktadır. Bu gazların tamamının ısı tutma özelliği vardır.

CO2 ve ısıyı tutan diğer gazların miktarındaki artış, atmosferin ısısının yükselmesine sebep olmaktadır. Bu da küresel ısınma olarak ifade edilir. Bu durumun, buzulların erimesi ve okyanusların yükselmesi gibi ciddi sonuçlar doğuracak iklim değişmelerine yol açmasından endişe edilmektedir.

 İnsanların çeşitli faaliyetlerinin küresel ısınmaya katkısı şöyledir:

Enerji kullanımı %49,
Endüstrileşme %24,
Ormansızlaşma %14,
Tarım %13'tür.

İlgili Linkler
BM Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC)
www.ipcc.ch/

IPCC, iklim değişimine ilişkin istatistikler ve rakamlar konusunda en güvenilir kaynak. Sitede en son değerlendirme raporlarını, basın bültenlerini ve grafikleri bulabilirsiniz.

ABD Küresel Değişim Araştırma Programı
www.nacc.usgcrp.gov

Küresel ısınma, değişen ekosistemler, karbon döngüsü, su döngüsü ve daha birçok konu üzerine gerçekleştirilen ve ABD yönetiminin desteğiyle yürütülen araştırmalarla ilgili bilgileri bir araya getiren bir site. Ayrıca sunulan linklerle, ABD merkezli ve uluslararası düzeyde yüzlerce bilim kuruluşuna ulaşabilirsiniz.

Küresel Isınma
yosemite.epa.gov/oar/globalwarming.nsf/content/index.html

ABD Çevre Koruma Şubesi'nin küresel ısınmayla ilgili bu sitesinde deniz seviyesinin yükselişi, ısınmanın sağlığa etkileri ve sera gazlarının salımını azaltmaya katkıda bulunmak için yapabileceğiniz şeyler üzerine bölümler bulunuyor.

Küresel İklim Değişimi Pew Merkezi
www.pewclimate.org

Bu gönüllü kuruluşun amacının “küresel iklim değişimi konusunda güvenilir bilgiler, açık cevaplar ve yaratıcı çözümler sunmak” olduğu belirtiliyor. Sitede iklim değişiminin ardındaki bilimsel konulara ve sürecin potansiyel sonuçlarına ilişkin bilgilerin yanı sıra ilgili terimlerin açıklandığı küçük bir sözlük de bulabilirsiniz.

ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi
www.ncdc.noaa.gov/oa/climate/globalwarming.html

BM Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli'nin 2001 raporunun bir özetini edinebileceğiniz ve iklim uzmanlarına sıklıkla yöneltilen sorulara uzmanların veridiği yanıtlarını okuyabileceğiniz bir site.

Antarktika
www.wbur.org/special/antarctica/photogallery/multimedia.asp

Bu adreste Antarktika Yarımadası'nın batı kesimindeki asil penguenlerle ilgili video görüntülerini ve bilim adamı Bill Fraser'in iklim değişiminin bu türün popülasyonlarını nasıl etkilediğine dair açıklamaları eşliğinde anlatımlı bir slayt gösterisini izleyebilirsiniz.

Mercan Resifleri
www.aims.gov.au/pages/research/coral-bleaching/coral-bleaching.html

İklim değişimi dünya okyanuslarını nasıl etkiliyor? Mercan ağarması ne anlama geliyor? Tüm bunlar hakkında bilgi edinmek için Avustralya Deniz Bilimi Enstitüsü'nün web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Paleoklimatoloji
wdc.cricyt.edu.ar/paleo/paleo.html

ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi'nin bu web sitesinde geçmiş dönemlerde yaşanan ani iklim değişimi ve küresel ısınma olaylarını hakkında bilgi edinebilirsiniz. Uzun bir link listesi içeren site, İspanyolca çalışmalara da yer veriyor.

ABD Ulusal Kar ve Buz Verileri Merkezi
http://nsidc.org/index.html

Kriyosferin, yani dünyadaki buz ve kar katmanının iklim değişimi yönünde sinyalleri nasıl gönderdiğini öğrenmek mi istiyorsunuz? Bu site dağ buzulu iniş çıkışları, permafrost koşulları, buzul değişimleri ve deniz buzundaki azalmalar hakkında bilgi içeriyor.


 
 
 
 

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Küresel Isınma-9

8/1/2007 (Kategori: Kuresel isinma)

Karanlık Çağ'a mı döndük ?

DÜNYAMIZ yeni bir çağa mı giriyor? İngiliz profesörler Bert Bolin, Paul Crutzan, Will Steffen ve Margot Wallstrom dünyanın "Antropocene" adı verilen yeni bir çağa girdiğini öne sürdü. Bu dört bilimadamının yazdığı "Küresel Değişim ve Dünya Sistemi: Gezegenimiz Baskı Altında" isimli kitapta şu satırlara yer veriliyor: Dünya çok hızlı bir şekilde değişiyor. Bu değişimde belirleyici faktör insan. Küresel ısınma, dünya nüfusunun ve insanların atmosferdeki karbondiyoksit miktarını artırıcı faaliyetlerde bulunması iklim okyanuslardaki sirkülasyonun değişimine ve buzalların erimesine neden olacak...
 
Küre ısındıkça Grönland eriyor

Kuzey Yarımküre'nin en büyük buz kütlesi olan Grönland adası, küresel ısınma nedeniyle eriyor.

Avrupalı uzmanlar Grönland'ın "asıl kitle imha silahı" olarak nitelendirdikleri küresel ısınma yüzünden önümüzdeki bin yıl içinde yok olabileceğini açıkladı. İngiltere iklim değişikliklerini inceleyen Hadley isimli araştırma merkezi yetkilileri, bu durumda deniz seviyesinin 7 metre yükseleceğini ifade ediyor. Grönland kütlesinin erimesi, düşük seviyedeki sahil şeridinde bulunan yerleşim yerlerinin sular altında kalmasına neden olacak. Grönland'ın yanı sıra Amazon ormanları da küresel ısınmanın bir başka kurbanı olacak. Brezilya hükümetinin yaptığı araştırmalar, dünyanın akciğeri sayılan Amazon'un 2003 yılında rekor düzeyde ormanlık alan yitirdiğini gösteriyor. Büyüklüğü 4.2 milyon kilometrekare olan Amazon'un şimdiye dek yüzde 20'si yok oldu.

Çöllerden kalkan tozların etkisiyle sıcaklık düşüyor

Tübitak Eski Başkan Yardımcısı Celal Saydam yaşadığımız meteorolojik olaylara farklı açıdan bakıyor ve bunları "Sahra tozları" ile açıklıyor. ''Sahra Çölü'nden tozlu hava gelince karbondioksit artıyor. Oysa Sahra'da endüstri yok. Karbondioksit oluşumuna Sahra tozunun bulut içinde bir takım kimyasal reaksiyonlara girmesi neden oluyor'' diyen Prof. Dr. Cemal Saydam, uzun dönemde yapılan ölçümlerin küresel bir ısınma olduğunu ortaya koyduğunu doğruluyor. Dünyanın çok daha fazla soğuduğu, ısındığı dönemler olduğunu da sözlerine ekleyen Saydam, Sahra tozlarının dünyanın küresel ısınmasına karşı bir mekanizma olduğunu söylüyor: "Dünya, ısındıkça daha fazla toz atmaya başlıyor. Dünyanın çeşitli yerlerindeki çöllerden kalkan tozlar dünyayı soğutan bir sürece giriyor. Bence bu tabiatın küresel ısınmaya karşı yaptığı bir şey. O nedenle daha fazla yağış oluyor." Saydam yine de son yıllarda yaşadığımız meteorolojik olaylara ya da daha eski istatistiklere bakarak "Bilmem kaçlardan beri görülmemiş kış, görülmemiş sıcaklık" deyip kendi kendimize yargılara varmamamız gerektiğini düşünüyor. "Grönland'deki buzullar incelendiğinde her bir seviye beşer bin sene geriye gidiyor. O nedenle böylesine küçük dönemlere bakıp yargılara varmak çok yanlış. Günlük değişimlere bakarak dünya ısınıyor, soğuyor demenin bir anlamı yok. Bu kışı soğuk geçirmek dünyanın soğuduğu, ya da gelecek yazın sıcak olması dünyanın ısındığı anlamına gelmez."

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Küresel Isınma-8

8/1/2007 (Kategori: Kuresel isinma)

Dubai'ye kar yağdı

Burası Birleşik Arap Emirlikleri'nin büyük emirliği Dubai'nin kuzeyi. Küresel ısınma, bölgede hiç akıllara gelmeyecek bir olay yaşattı ve ülkede güncel tarihin ilk karı yağdı. Dubai'nin 80 km kuzeyindeki Ras el Kaymah dağlarının eteklerinde yaşanan kar yağışıyla ilgili olarak bölge halkı "Hatırladığımız tarihte böyle bir olay yaşanmadı" diye konuştu. Özellikle soğuk mevsimlerde Avrupalı çok sayıda turistin sıcak günler için tercih ettiği Dubai'de sıcaklığın 12 dereceye kadar düştüğü belirtiliyor. Son dönemde aşırı yağmur yağdığını belirten yetkililer, buna alışık olmayan sürücüler nedeniyle büyük sıkıntı yaşadıklarını da söyledi. Geçtiğimiz ay Birleşik Arap Emirlikleri Şeyhi Halife Bin Zayid El Nahyan, emirlikteki din adamlarıyla birlikte yağmur duası etmişti.

Kış sert geçiyor ama iklim aynı

Son yılların en sert kışlarından birini yaşadık. Meteoroloji uzmanları bu defa tahminlerinde başarılı oldu. Bu başarının ardında deneyim ve teknolojinin yattığını söyleyen uzmanlar, soğukların pek de uç noktaya ulaşmadığını ve bunun iklim değişikliği olmadığını söylüyor.

Soğuk ama iklim değişmedi

Aniden bastıran soğuk ve kar kadar Meteoroloji Müdürlüğü'nün isabetli tahminleri de konuşuldu. Bu başarının ardında meteoroloji mühendislerinin teknoloji ve deneyimi bir arada kullanabilmesi var
Meteoroloji uzmanlarına göre sert soğuklar bir iklim değişmesi değil
İstanbul'un o soğuk, ürkütücü kışları hep bir rivayetti. Özellikle 1928 kışı son derece soğuk geçmişti ve gazetelere bakılırsa Tuna'dan gelip Boğazı kaplayan, Haliç'in donmasına sebep olan buz kümelerinin üzerinde Macar atlarının nal izleri bile seçilebiliyordu! Uzun yıllardan beri sert geçmeyen kış ayları o eski günleri herkese unutturdu. Ta ki bu yıl, birdenbire bastıran ve herkesi şaşırtan o soğuk hava ve özellikle de tipi halinde yağan kara kadar. Kar kadar şaşırtıcı olan şey ise Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü'nün isabetli tahminleriydi. Eskiden yağmur dese herkesin güneş bekleyeceği kadar kusursuz bir tutarsızlık gösteren meteorolojik tahminler, her nasılsa şaşmaz bir kesinliğe ulaştı. Üstelik birkaç gün öncesinden... Adnan Ünal'ın genel müdürlüğünü yaptığı Devlet Meteoroloji İşleri teknolojik yenilikleri takip ederek, üye olduğu uluslararası kuruluşlarla işbirliği yaparak bu sonuca ulaştı. Yani başarı tesadüf değil. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdür Yardımcısı Nurettin Çam, yılın 365 günü 24 saat boyunca Türkiye genelinde 476 merkezden alınan ölçümlerle havayı takip ettiklerini söylüyor. On sekiz ülkenin üye olduğu Avrupa Orta Vadeli Hava Tahmin Merkezi'yle yaptıkları çalışmanın da katkısıyla gelecek on gün için meteorolojik harita çıkarabildiklerini anlatan Çam'a on günlük tahmin yapıp yapamadıklarını sorduğumuzda şu cevabı alıyoruz: "On günlük tahmin de yaparız ama tutmayan tahmin hiçbir şey ifade etmez. Bu nedenle biz üç günlük tahminde iddialıyız." Bu yıl yaptıkları isabetli tahminlerin kendilerine çok büyük sorumluluk getirdiğini anlatan meteoroloji mühendisi Nurettin Çam, halkın güvenini kazanmak kadar bu güveni devam ettirmenin de oldukça zor olduğunu söylüyor. Nurettin Çam'a göre, 22 Ocak ve 12-13 Şubat tarihleri arasında yaşadığımız kar tipileri meteorolojik açıdan uç noktalar değil. 1987 yılında İstanbul Bahçeköy'de 80 santim yüksekliğinde kar, 1973 yılında da Şile'de saate 152 kilometre hızında rüzgar ölçüldüğünü söyleyen Çam bu yıl İstanbul'da 25 santim yüksekliğinde kar ve saatte 90 kilometre hızında rüzgar ölçüldüğünü anlatıyor. Halk arasında söylenen "kış ağır geçince yaz çok sıcak olur" ya da "yaz bu sene geç gelir" gibi söylentilere kulak asılmaması gerektiğini söyleyen Çam, Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü'nün başarısını geleneksellikten bilimselliğe geçiş olarak açıklıyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi'nden (AKOM) meteoroloji mühendisi Ahmet Köse bu yıl kışın ağır geçeceğini daha yaz aylarında yaptıkları çalışmalarla tahmin ettiklerini ettiklerini söylüyor. Kar kalınlığı ve yağış miktar oranını Türkiye'de ilk kez kendilerinin verdiğini anlatan Köse 2002-2003 kışının son 20 yılın en şiddetli kışı olduğunu söylüyor. Henüz kış bitmediğinden bu yıl için tam bir yorum yapmanın mümkün olmadığını ama yağış miktarı ve süresi olarak bu kışın geçen seneye göre biraz daha şiddetli geçtiğini de sözlerine ekliyor. Bu yıl ağır geçen kış uzun süredir akıllarda olan küresel ısınma sorununu da gündeme getiriyor. Atmosfere bırakılan karbondioksit ve benzeri gazlardan oluşan küresel ısınma, pek çok kişi tarafından iklim değişmesinin nedeni olarak görülüyor. Hal böyle olunca da Türkiye'nin yaşadığı aşırı soğuklarda, tipi gibi yağan karda küresel ısınmanın etkisinin olup olmadığı akıllara gelen ilk sorulardan biri. İstanbul Teknik Üniversitesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü'nden Prof. Dr. Selahattin İncecik, sayıları gün geçtikçe artan iklim krizleri nedeni ile dünyanın havasının da giderek değiştiğini söylüyor. Buna kanıt olarak da 2003 yılında meydana gelen hava olaylarını gösteriyor. Güney Fransa'da haziran ayında 40 dereceyi aşan maksimum sıcaklıklar, İsviçre'nin son 250 yılın en sıcak haziran ayını yaşaması, ABD'de mayıs ayında 41 ölüm olayının meydana geldiği 562 ayrı tornadonun kaydedilmesi, Hindistan'da muson öncesi meydana gelen ısı dalgasının ortalamanın 2-5 derece üzerinde olması ve son olarak da 2003 yılının 1860 yılından bu yana 1998, 2001 ve 2002 ile beraber en sıcak yıl olması İncecik'in görüşlerini kanıtlıyor. İncecik 21. yüzyılda beklenen değişiklikleri ise şöyle özetliyor: Daha yüksek günlük maksimum sıcaklıklar ve daha sıcak günler, daha az soğuk ve donlu günler, günlük yüksek ve düşük sıcaklıklar arasındaki farkların azalması, pek çok bölgede daha şiddetli yağmur ve kar fırtınalarının meydana gelmesi Yine de hemen hemen tüm meteoroloji uzmanları bu yıl yaşadığımız şiddetli kışın küresel ısınmanın ya da iklim değişikliklerinin bir göstergesi olamayacağını düşünüyor. Bu gibi büyük değişimler için çok uzun yıllar boyunca yapılan gözlemlere bakılması gerektiğini söyleyen uzmanlar, ayrıca bu konularda dünyanın sadece bir bölümünün değil her yerinin ele alınması gerektiğini de sözlerine ekliyorlar.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Küresel Isınma-7

8/1/2007 (Kategori: Kuresel isinma)

SADECE 50 YILIMIZ KALDI
HER geçen yıl etkisini daha da artıran küresel ısınma dünyamızı ciddi biçimde tehdit ediyor. Yapılan son araştırmalara göre gerekli önlemler alınmazsa sadece 50 yıl sonra dünyadaki bütün buzullar eriyecek ve su seviyelerinde ciddi yükselmeler kaydedilecek. Bilimadamlarının bu söylemlerini onaylar bir kanıt da uluslararası çevre örgütü Greenpeace'den geldi.

DÜNYAYI BEKLEYEN KABUS
ÖRGÜT, Patagonya bölgesinde bulunan Upsala buzulundaki değişimin küresel ısınmanın ne kadar büyük bir tehlike olduğunun kanıtı olduğunu bütün dünyaya gösterdi. Patagonya'da olanlar belki de bütün dünyayı bekleyen tehlikenin küçük bir göstergesi. Evet, sadece 76 yıl dünyanın en büyük buzul oluşumları arasında gösterilen Upsala buzullarının erimesine yetti.

HİÇ BİTMEYEN FIRTINALAR
BİLİMADAMLARI, insanları yaklaşan tehlike konusunda şöyle uyarıyor: Isınma ile buzullar eriyecek, deniz seviyesi yükselecek. Bunun sonucunda kıyılarda toprak kaybı oluşacak ve temiz su kaynakları denizle bütünleşecek. Yazla kış, geceyle gündüz arasındaki sıcaklık farkı azalacak ve rüzgar akımları değişecek, fırtınaların sıklığı ve yönleri değişecek.

Küresel ısınma G8 zirvesinde

İskoçya'nın Gleneagles beldesinde temmuz ayında yapılacak G8 Zirvesi'nde küresel ısınma ele alınacak. Konuyla ilgili konferansa katılmak üzere Çin ve Afrika'dan liderler davet edildi. Çin ve Hindistan'daki hava kirliliğinin gündeme alınacağı zirve, küresel ısınmaya karşı hazırlanan Kyoto Protokolü'ne katılmayan Bush yönetimine baskı için fırsat olarak görülüyor. Sanayileşmiş yedi ülke ile Rusya'dan oluşan G-8 Grubu zirvesinde mesaj verilmesi halinde ABD'nin anlaşmayı imzalayabileceği umuluyor.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

« Önceki Sayfa :: »
Web Site Hit Counters
Website Hit Counter

RehberTurk